ADANA EFSANELERİ 2

GÜLEK BOĞAZI'NDAKİ EJDERHA İLE KRAL KIZININ
EFSANESİ

 

Toros Dağları'nda bulunan Gülek Geçidi'nde, bir kızla ejderhaya benzetilen
şekillerle ilgili olarak şu efsane anlatılır:

Çok eski çağlarda Toros Dağları'nın tepesinde bir kral kızı yaşarmış.
Dağların çevresi çok sık bir ormanla çevrili olduğu için buralarda
 dolaşmak tehlikeliymiş. Çünkü ormanda büyük bir ejderhanın yaşadığı
 söylenirmiş. Kral da kızına sık sık çevreyi tek başına dolaşmamasını söyletmiş.

Günlerden bir gün, kızın canı çok sıkılmış ve ormanda dolaşmaya karar
 vermiş. Bir süre gezdikten sonra dik ve sarp bir kayalığın üzerine
oturarak Gülek Boğazı'nı seyretmeye başlamış. Birden büyük bir
gürültü duymuş. Aşağı baktığında kayalıklardan ejderhanın geldiğini
görmüş. Ne yapacağını şaşırmış. Kurtulamayacağını anlayınca: "Allah'ım,
beni ejderhaya yem yapacağına burada taş yap daha iyi." diyerek
Tanrıya dua etmiş. Kızın duasını kabul eden Tanrı hem kızı hem
ejderhayı orada taşa çevir.

 

ANAVARZA TAŞININ EFSANESİ

Bundan çok eski yıllarda Kozan ve Anavarza civarında uzun ömürlü
insanlar yaşarlarmış. İnanışa göre bu insanlar o kadar uzun
ömürlülermiş ki, ölüm nedir bilmezlermiş.

Tarihi Anavarza Kalesi yapılırken, kalenin temel taşlarını, çevre
halkı Kozan Kalesi'nden sırtında geti-rirmiş. Naş adlı kişi,
 Kozan'dan yüklediği taşı Anavarza'ya götürmek için yola koyulmuş.
 Kayhanburnu Köyü'nü biraz geçtikten sonra, karşısına bir
kalabalık çıkmış. İçlerinden tanıdık birine, ellerinin üstünde
götürdükleri şeyin ne olduğunu sormuş. Adam oğlunun öldüğünü
söyleyince, Naş sırtındaki taşı yere bırakarak şu tekerlemeyi söylemiş:

Adım Naş

Yaşadım bin beş yüz yaş

Oğlum beş yüz yaş

Yüzü ham traş

Bilseydim dünyada ölüm var

Koymazdım taş üstünde taş.

 

Taş Köprü

 

TAŞKÖPRÜ'NÜN KURULUŞ EFSANESİ

Adana'da, Seyhan Nehri üzerinde bulunan tarihi Taşköprü'nün kurulması
 ile ilgili olarak birçok söylenti vardır. Bunlardan bir tanesi de şöyledir:

 

Adana'da bir padişah yaşarmış. Padişahın kızı bir yılanın ölümüne sebep
olmuş. Bu yılanın eşi, kızı öldürmek için peşine düşmüş. Padişah bunun
farkına varmış. Kızını tanıdığı birisinin evine saklamış. Evden çıkması
 yasak olan kız, bir gün dayanamayarak bahçeye çıkmış ve elma
 toplamaya başlamış. Bunu gören yılan, kızı sokarak öldürmüş.
 Padişah da kızının anısına Taşköprü'yü yaptırmış. Halk bugün
bile padişahın, yıkıldığında yeniden yaptırılabilsin diye
köprünün altına para ve altın koyduğuna inanır .

 

Türkiye Resimleri / Adana Resimleri / Adana Ulu Cami Resimleri 02 
ULUCAMİ EFSANESİ

Adana'nın tarihi camilerinden Ulucami, Ramazanoğulları tarafından
 yaptırılmıştır. Caminin yapımı ile ilgili olarak şöyle bir efsane anlatılır:

 

Ramazanoğlu'na bir gece düşünde, cami yaptırmasını söylerler. O da bu
 günkü Ulucami'yi yaptırmaya karar verir. Caminin temeli atılır. Bir
gece yine düş görür. Kendisinden çocuğunun kanını caminin
temeline akıtması istenir. Ramazanoğlu'nun bir tek erkek çocuğu
vardır ama, "Allah bir tane daha verir." Diyerek O'nu kurban etmeye
karar verir. Temeli atan ustalara: "Çocuğumun kanını temele
akıtın ama ben görmeyeyim. Kanlı gömleğini getirin yeter" der.
Ustalar "Bey'in bir tane çocuğu var o da kesilmez" diyerek,
yoldan geçen garip, bir çocuğu keserler. Kanlı gömleğini Bey'e götürürler.

 

Aradan zaman geçer. Bey, çocuğunun ölmediğini anlar. Temel atan
 ustaları çağırır ve hangi çocuğun kanını akıttıklarını sorar.
Oradan geçen garip bir çocuğun kesildiğini öğrenince ustalara kızar.

 

"Vay Adana'm, gariplerin şehri olacak" der.

 

Cami, yapılıp bitirilir ve ibadete açılır. Adana da gerçekten gariplerin
 şehri olur. İnsanların her yerden akın akın Adana'ya göç etmeleri bu
efsaneye bağlanır .

Yorum Yaz